Bilmiyorduk aşkın ne olduğunu,
Hep aynı kişiye gidene dek,
Dansa davet oyunlarında.
Yine bu sayede öğrendik aşk acısını,
Kabul edilmeyen her teklifte,
Sırta inen yumruklarla.
İple çekilir olmuştu pazartesiler,
Haftasonları tatil değil, ayrılık demekti artık.
Pazar gecesi sinemalarıyla başladık hayallere,
Başrolü hep biz kaptık,
Sevdik, kavuştuk, mutlu olduk.
Güzel şeydi çocukluk,
İlk aşk, ilk iç "savaş.
Kolay" değildi öyle çabuk unutmak,
Siniyordu acısı yavaş yavaş.
Süt içince geçer zannediyordu annemiz,
Heyecana dayanamayan karnımızın ağrısını.
Ve en çok babadan korkuyorduk,
Görürse diye içi dolu kalbin diğer yarısını.
İçimize attık bütün duyguları,
Küçüklere yasaktı mutlu olmak.
Ya da kırılan oyuncakları dışında,
Başka birşey için ağlamak...
Halit Serdar Saner
Serdarcım seninle yapmış olduğumuz balkon sohbetinden sonra doğum günümde böyle güzel bir hediye verdiğin için tekrar çok teşekkür ederim..
YanıtlaSil